geleceğe dair..

bugün geleceğe dair bir adım attım. insanlık için ne kadar büyük bilemem ama benim için gerçekten büyük bir adımdı bu. sonucunu merakla, heyecanla ve aşkla bekliyorum.

 

peki olay bu mudur? zaten yaşamın olayı budur ki !!!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : gelecek, adım, özge, insanlık, sevgi

2007

2007 senesini şöyle bir gözümün önünden geçirdim de genel olarak kararlar aldığım ve bunların bazılarını uyguladığım bir yıl olmuş.

 

misal...

 

geçen sene mezun olmaya karar verdim... ama mezun olmak için hiçbirşey yapmadım ama mezun oldum. özellikle ikinci dönem totalde 10 derse girdim ya da girmedim. derslerin tanesini 40 dakikadan hesaplarsak toplam ve fazlasıyla 500 dakika yani yaklaşık olarak 8 saat...koskoca bir dönem 8 saat.
işte sırf bu yüzden bildiğim bütün forumlara yazacaktım ki...

 

 

" istanbul üniversitesi elektrik elektronik mühendisliği bölümünde son sınıfta hiçbir derse girmeden mezun olabilirsiniz. tabi alttan dersiniz yoksa "

 

diye. ama yazmadım. amacım arkamdan gelen öğrencilere örnek olmaktı ama olamadım. yapamadım. allah belamı versin üzerime düşen sorumlulukları yoksa yapmıyor muyum ? tam bu noktada şu smile cuk oturur sanırım :P

işte böyle mezun oldum tek derse kalarakta olsa..daha sonra stajımı bitirmem gerekiyordu. tek ders stresinden dolayı resmen yayarak aradığım staj yerlerinden birini de ayarladım en naylonunudan ve resmen de mezun oldum.

 

misal...

 

çalışmam gerektiğine karar verdim. bu amaçlı iş aradım...

 

misal...

 

bu iş arama dönemi baktım ki sancılı oluyor, baktım ki askerlik notre dame'nin kamburu hesabı sırtıma yükleniyor, askere gitmeye karar verdim.

 

uykusuz geceler...

 

misal...

 

askerlik başvuruları geçmiş...

 

misal...

 

o zaman yapmam gereken ilk şey iş bulmak.. bir şekilde birisi beni alacak. kriterlerimi azami ölçülerde tutarak iş arama çalışmalarına devam ettim çünkü diğer askerlik dönemine 5 ay vardı. hem belki iş bulursam askerliği de sonra yapardım ne de olsa...
ve oldu ve şu anda işyerinde bunları yazıyorum... ne de güzel iş bulmuşum ama :) job sweet job :)

 

misal...

 

baktım iş güzel, keyifli ve rahat dedim askerliği salla. ama işte bu noktada 2007 yılında verdiğim kararların en önemlisini verdim.

askere gitmeliyim.
neden?

 

tertip

 

çünkü böyle fotoğraflar çektirmek için =)

tabiki hayır...

 

çünkü kendimi resmen amele gibi hissetmeye başladım. kurmayı düşündüğüm düzen, kafamın rahatlığı, aldığım maaş...
bunlar daha iyi koşullarda şekillenebilecekken resmen amelelik yapıyorum dedim. bunda bayramda konuştuğum birkaç akrabımın da etkisi büyük. burdan onlara da teşekkür ediyorum :P

 

misal...

 

geyikte olsa düşündüğüme göre birşekilde bilinçaltıma yerleşmiş. ama erken.. nedir ? 2009 veya 2010 yılında da evlenmeye karar verdim. ama benim gibi daha kendisi çocuk olan birinin çocuğu olması garip olacağından çocuğu ileriki yıllara saklamaya karar verdim :) tabi bir de bu evlilikten mustakbel eşimin haberi yok. hele bir gelsin doğu görevinden sonra konuşulacak konu bu =)

 

misal...

 

yazın başıma gelen bir olay dahilinde ise artık çok yoğun bir şekilde duygusal olan kişilerle gereğinden fazla samimiyet kurmamaya karar verdim...
daha doğru bir tabirle buluttan nem kapan kişilerle...

 

peki bu mudur ? excatly budur !!!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ikibinyedi, değerlendirme, misal, karar vermek, evlilik, özge

Mahremden...

Gözbebeği: İnsanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir.
Karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür.
Yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür.
Yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır.
Uzağın payına karanlık düşer.
Zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez.
Aşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki âşık olunan hep uzaktadır. Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka 'gözbebeğim!' diye hitap edilir.

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : mahrem, elif, şafak, gözbebeği, yuvarlak, elips, aydınlık, karanlık

şehrin aynalarından...

" ..şu, şu bakış var ya,

hani dünyada görülecek ne varsa gördüğünü
bilinecek ne varsa sırrına erdiğini
zannedenlere mahsus..

" ağır, oturaklı, anlayışlı,
hiç hata yapmayanların ,ayağı
kaymayanların, yalpalamayanların
mağrur ifadesi,

işte bu
benim kanımı donduruyor.."

 

                                               --Elif Şafak--

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : bakış, elif, şafak, kan, donmak

Sevgilerde

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz.)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz,
Çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.

Behçet Necatigil

vakit yaratmak gerekiyor.eski aşklardan geriye ne kalmış onlara bakmak gerekiyor.
çünkü tayfun talipoğlu'nun dediği gibi ...
"ertelenen sevdaların bedelini ödemiyor yaşam"
hoş yaşam ne sorumluluk alıyor ki?

Yorum (1) Yorum yaz! | Etiketler : Behçet, necatigil, tayfun, talipoğlu, ertelemek, sevda, sorumluluk