Gaz kaçağı (h2s)

Hem biyolojik, hem etik hemde lirik bir konu bu...!

 

Coşkun bi dinginlik, insanlardan kaçırılmış, çocuklarımıza yanlış empoze edilmiş, hepimiz içinde kalmış bir uhte, itiraf edilemeyen bir aşk gibi geceleri yorgan altında insanın kendiyle paylaştığı naturel bir olay.

 

Suç piçtir kimse kabul etmek istemez, Aslında o bi suç değil. Evet... Ossurukta bir nevi kader mahkumu değilmi? En yakın arkadaşını gammazlayan bir hırgız gibi, orta asyadaki bir kırgız gibi, taş dediğimiz bir kız gibi, Suçu kuru fasülyeye yıkmamış mıdır? bostanlarda kendin halinde yetişen bir fasülyenin tek görevi bağırsaklarda sıkışan haş 2 es'i dışarı çıkarmaktır. O aslında gaz yapmaz, zaten yapmakta istemez, Çünkü kişiliği itibariyle gaza gelmeyen bir yapıya sahiptir. Bu yanlış anlşılıyo, Bizim de içimize dert oldu, geceleri uyuyamıyoz, savaşta çocukların baba baba dediği gibi ossuruk ossuruk hayır hayır diye irkildiğimiz gecelerde, gözlerimizi açtığımız zaman karşılaştığımız gerçek bir çift g.t değilmi mmcık sen yoruldunda biz yorulmadıkmı mmcık.

 

Şehvet kokan gecelerde Acaba ossuruğa rağbet olacakmı diye düşünürüm kendi kendime. Eskiye rağbet olsaydı bit bazarına nur yağardı, ayrıca kılda keramet olsa keçiyi göğe çekerlerdi. Bir ossuruğun bir evliliğe bedeli ne, Bunu ne IMF hesaplayabilir ne de diğer dünya bankaları. Acaba asmanın dibine dökülen hipo gibi, bu gecelerde kendini gösteren ossurukta o kutsal müessenin sonunu getirir mi? Bu sorular beynimi yiyor(çok yiyincede sığınamıyor). Şu anda insanları uykusuz gecelerde düşündüren show tv de "var mısın yok musun" programında kim ne kadar para kaybedecek değil, bu sorular olmalı. Herkes kendine bi gün sorsun "bu gün insanlar için kaç kere ossurdun?" Bir elin beş parmağı gibi, dostun kara günde belli olmayacağı gibi, ossurukta doğum gününde hatırlanmalı mı, acaba Rıza nereli ( Rıza'da nerden çıktı, ben deli değilim).

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : gaz, suş, ossurmak, var mısın yok musun, müessese, biyolojik, lirik

duygusal saçmalıl silsilesi 3647677....

gunluk tutmak gerçekten cok hos bısey ama aklına esınce tutacaksın..
yoksa rutine biner tıpkı ılerde evlenırsem eger
bellı bır sure sonra herşeyın rutine bineceği gibi..
keşke ınsanlar da aklına esınce evlenebılse:)
o zaman ıraktakı - iran da olabilir emin değilim - gibi olur.
bılmıyorum dogru mu olur..

1 saatten bılmem kaç yıla kadar evlılık yapılacak sonra
boş ol dıyınce ayrılmış olacaksın.
evlenmeden ilişkiye girmenın yasal olması..

ama benım dediğim bu değil.
insanlar bunu kullanmasa. yani sevişmek için değilde belli süre sonunda
rutine binince boş ol deyince insan ayrılabilse..

ben şöyle bir insanımki işlerim yolunda gidince etrafına da neşe sacan sıçan.
yolunda gitmeyince de neşe saçmayan ama zarar da minimum düzeyde veren:)

zaten verdiğim bir sözü tutamamanın sıkıntısı içindeyim şimdi
bir de iş ve askerlik mevzu çıktı başıma..

iş sorun olmayacak eğer askerlik problemı olmasa.
o zaman ne diye askere gitmiyorum ki. gelince salih abiciğim :) bana
güzel bir yerde iş bulacak.. sağlam da para alacam.
çözüm bu kadar basit aslında..
ama istemiyorum işte kardeşim..

bu  bu kadar yargılanacak birşey mi acaba ?
yani kendi içimde..aslında süper olacak.. bak merden de askere gidecekmiş.
akıllı adam zaten o da benım gıbı.. şimdi o gidiyor ben istemiyorum
diye benim akıllılığımdan birşey eksilmiyor ama benım bir önceliğim var onun aksine.. o da para kazanmak isteiği ve şu andaki ihtiyacı..

askerliği de salih abi ve onun konuştugu kişiler soktu aklıma zaten.
ama işte onlar da mantıklı insanlar oldukları için diyorlar.ben çalışmak istiyorum ama sabah erkenden kalkmak ıstıyorum artık.. ve kalkınca traş olmuş ve fresh bir şekilde takım elbisemi giyip ofisime gitmek istiyorum şu anda.. gene sabah erken kalkıp askeri üniformalarımı giyip kışla ve benzeri yere gitmek değil...

dün ahmet iyi birşey dedi. ben en iyisi bir sene evet evet 1 sene çalışıp ondan sonra askere gitmeliyim. hem o zaman çalışma isteğimde az da olsa azalır:)

ben sanki master yapmak lazım gibi 2-3 sene çalışıp askere gitmem gerekıyor gibi düşünüyorum. yok oyle birşey. hem o zamana köprünün altından ne sular geçer belli mi olur. olmaz. belkı bu sene bıtse de askere gıtsem diyeceğim belkı de lan bu iş iyiymiş bak burda devam edeyim ben sonra giderim derim belkı...

neyse yarın gidip bir özlem hanımla konusayım ben nasıl birşeymiş bakalım.
hem bak tam istediğim işlere yakın şeyler olur belkıde..

istanbul'a ilk geldiğim sıralar okul bitince en çok istediğim şeyin anadolu yakasında bir iş ve avrupa yakasında bir ev değil tam tersini düşünmüştüm. şimdi tekrar silip yazmamak için tam tersi dedim. bak düşündümde gerçekten tam tersi olacak :)

anadoluda iş avrupada ev olacak.. inşallah.. ama bu düşündüğüm ilerisi içindi. yoksa şimdiden ben nerden bulayım 4-5 bin ytl lik işi de anadoludan ev tutayım..

güzel hayaller bunlar.. bi de sevindiğim nokta satış işine girecek olursam tam istediğim olacak. kafam çok ağrımadan fazla para ya da bana yetecek parayı kazanıcam.. ar-ge  mar-ge bunlar boş işler. allah buyuk konusturmasında... bi de ne diye böyle diyorsam sanki... belki de severim..
belkı de kafam rahat olacak dediğim iş kafamı bozacak.. oyle olmasın lutfen allahım.. dilekçemi yazıyorum. kafamın rahat olacağı bir iş bulayım allahım nolur bu dilkeçmi işleme koy..

ne guzel kaygılar bunlar aslında.. yıllar sonra baktıgımda dudagımın kenarında ufak bir gülümseme olacak emınım.. ne guzel kaygılar güdüyormuşum dicem knedı kendıme. artık ılerde ben de barcelonanını maçını ızlerken yanımda oturan yiğenime " aa bak eşimle benım gıttıgım stad" dicem :)

bir de dun 4400 de duydugum birşeyi yazayımda tam olsun bari..

"change is painfull and it comes with costs.. there is always one thing to do.. LIVING IN HOPE !! "

and i am living in hope now without thinking. what the hell am i writing i don't konw but it is that. i do not know what the reason but i am the out of mind right now.. maybe i am in despirate now but it must be hope not despirate :) it is so hard to tell but it is truth.. i am really sorry.. really !!
 
                                                                                                                                    17.09.2007
                                                                                                                                     mecidiyeköy

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : asker,, duygusal, yalnızlık, saçmalamak, 4400

vicdan muhakemesi

bugün ve dün vicanımla tartıştım.
ve sanırım hafiften yenik düştüm.
hata yaptım.
bunun farkıdayım.
ama bencilim bunu da biliyorum.
bu iki oldu hayatımda bilinçli yaptığım hatalarım.
gereksiz şeylere canımı sıkıp sıkmamam konusunda kararsızım.
ha şimdi madem bencilim neden canını sıkıyorsun ya da bu konuda kararsızsın?
di mi di mi ??

işte ben de bu noktada vicdanıma yenik düştüm.
biraz da eksilikkten kaynaklanan boşlukları doldurma hevesi bu tartışmaya vesile oldu.
gerçekler ortada.konusacak bişey yok aslında..
ama bir şekilde rahatlamam gerekiyor.
bu da beni rahatlatmıyor aslında ama ne bilim canım yazmak istedi şu anda.
saatin geç olmasından kaynaklı herhalde.
offf offff şimdi derin de bir nefes çektim..
niye ben boyleyim yaa gibilerinden soru sormuyorum kendime ama neden
boyle yapıyorum onu da bılmıyorum.
zaten bu bilinmezlikler benı bu noktaya ya da şu anda bunları yazmama sebep oluyor.
bakınız sebepler de belli.
ya aslında pek yazacak birşeyim de yokmuş bunu şimdi farkettim.

yazmaya bile birşeyler bulamayacak kadar birşeyi işte şimdi dert ediyorum kafamda.
ama ben böyle biri değilim. benim adım Umur Samaz.
bu mudur? bu değildir ma bu olmalı !!!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : vicdan, tartışma, karar

histerik tosbaa

ortalıkta çok var bunlardan.
bunlar histerik tosbaalar..kim bunlar nerde olurlar ve nedir bunları histerik yapan?

kısa bir hikaye ile anlatayım hemen.

gemlikten bursaya gidiyorum.otobüsteyim.


------bak aklıma şimdi de orhan veli nin şiiri geldi onu da hemen arz edeyim

"gemliğe giderken denizi göreceksin
sakın şaşırma".-------


karşımda bir bayan oturuyor ama gerçekten kız diyemem, kadın diyemem,
hacanne, hacıbaba hiç diyemem tam kelime: bayan..

neyse..

bu ara hava sıcak olduğundan gemliğin o meşhur zeytin dağlarından birinin yanından geçerken
dağda yangın gibi bişey olduğu farkedildi ve bu anında otobüse yayıldı.

birden oflamalar, aaaaaa lamalar, ayyyyy lamalar ve bilimum şaşırma ünlemi
ile başlıyan etkinlikler sergilenmeye başlandı...

bu bayan ise eli ağzında şaşırma ünlemi yerine duygularını mimikleriyle ifade ediyordu.
benim ise umurumda olmadığı için etrafıma baktığımdan bu bayana rastladım.

şaşırdığını gördüm ve kafamı çevirdim.

sonra şaşırma ünlemli aktiviteler bitti. ben de yine etraftaki insanlara bakarken bu bayana tekrar
tekrar baktım. bu sefer noluyordu ??

bu bayan ağlıyordu..

evet evet resmen gözünden yaşlar süzülüyordu..
ben o anda kendimi kötü hissettim. ama hemen geçti. sonra şöyle düşündüm..

"lan bu kadar da duyarlı olunmaz ki !!, ağlıyor "

peki bu mudur ? bu değildir !!!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : hayat, bayan, gemlik, bursa, yangın

işler güçler

işleri zorlaştıran insanlardan ve şeylerden nefret ederim.
neden?
aslında nedeni yok, hangi insan severki böylelerini !!

işte yine böyle bir insanımsı mahluk, bi nevi hayvan yüzünden tek ders sınavına kaldım.
hayatında tek derse kalan ben değilim. bunun gayet farkındayım ama insan yine de düşünüyor.
sınırda öğrenciyi bırakmak bu dediğim sıfatları gerektirmiyor mu?

benim için önemli değil. istersen 3242651638567946 sene okul uzasın. umurumun yakınlarından dahi geçmemesi lazım yapım gereği.
ama işte hayatta bazılarına karşı aldığım sorumluluklarımdan dolayı bunu şu anda düşünmeme sebep oluyor ki bu bazı insanlarda ailem ve özellikle pek sevgili babam oluyor.

ama işte bu benim diğer yanım yani madalyonun diğer yüzü.
demiş ya Elif'im kadınım:
"içimde 8 farklı kişilik barındırıyorum" diye işte benimki de o misal..

ve ikinci kadınımın yani candan'ınım dediğine göre de:
"kurtulmak kolay mı, sıyrılmak kolay mı kendimden"

bu mudur peki? evet kesinlikle budur !!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ders, sungur, iletişim, zor, kolay, tek ders, yurt, hayat