Hayal...

Bir insanın bence ücretsiz olarak yapabileceği, kendisine yarayan şey hayal kurmaktır..
Yastığa başını koyduğu ve kendini dünyadan yavaş yavaş soyutladığı o anlarda uykuya dalmadan önce yapacağı en güzel şeydir ayrıca.
tahmin şu yöndedirki bi makina olsa..
insanın en mutlu olduğu anları ölçse..
ikinci sıraya yerleşir bu..
birinci sıraya -bence- mecburi boşaltım anı gelir..hele bi de iyice sıkışmışsa o var ya dadından geçilmez..
peki bu mudur ? budur !!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : boşaltım, hayal, kurmak, soyut, yastık

Sevgilerde

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz.)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz,
Çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.

Behçet Necatigil

vakit yaratmak gerekiyor.eski aşklardan geriye ne kalmış onlara bakmak gerekiyor.
çünkü tayfun talipoğlu'nun dediği gibi ...
"ertelenen sevdaların bedelini ödemiyor yaşam"
hoş yaşam ne sorumluluk alıyor ki?

Yorum (1) Yorum yaz! | Etiketler : Behçet, necatigil, tayfun, talipoğlu, ertelemek, sevda, sorumluluk

Sevgi dolusu..

insan içinden nasıl geliyorsa öle yaşamalı.taklitlere kaçmamalı.
işte felsefi yada yoğun sözler böle çıkıyo.ne alaka ?
ben şu an bunları yaşıyorum ondan böle yazıyorum.yazaların yada herkimlerse onların da
bu insanların sevdikleri cümleleri böle çıkıyo.

insan bazen böle durumlarda kendini aciz ve aptal hissediyo.neden hep böle davranıyorum
sankı ben pişen bir armutum altında da o beklıyo ağzına düşmek için.
aksilik pişmek için de ısrar ediyor bu ağaçtaki armutlar.
hep güzel armutu o yiyor.hep böle mi olacak devri oluyo bi süre.ama bu devir de değilki bi an sadece...
o an geçtikten sonra kaldığı yerden devammm..
o güzel açmış o güzel ağzını.neden düşmeyeyim ki ??
işte bu sebeple insan içinden geldiği gibi yaşamalı.
ne hissediyorsa öle olmalı.
bu
Acizlik veya
Aptallık
değil.
HİSSETMEKTİR bu.
hissetiğini yaşamalı insan denen ahmak.
madem öle işte böle dediğin vakit kendinden bişeyler kaybediyorsun..
o sen artık sen olmuyorsun.
çünkü sen zaten busun.
böle olmalı böle devam etmelisin.
yapmacık şeylere ve kişilere yer yok burda.
gelecek olursa da kusura kalmasın.
gelenlerin hiçbiri memnun olmadı yerinde.
valla bak !!
sen de gelme onun için buraya
ama konu sen bile değilsinki zaten.
O.
dikkat ettiysen O bile büyük harfle geçiyo burda.sen küçük harflerle burdasın.
hayatta benim için yerin işte bu "yeni metin belgesi"ndeki harf kadar.
O, benim zamanında hallettiğim dediğim sevgi dolusu.
ama hallolmamış demekki.
bunu anlamak an itibariyle koydu bana.
bu mudur peki ? BUDUR.hem de büyük harflerle !!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : sevgi, dolu, ermeni, koymak, O, hala, devam

gercek silsile

Şimdi kızanlardayım.Kızan demem trakyalı olmasından kaynaklanıyor.Bilmeyenler varsa diye onu es geçmek istemedim…Trakya bölgesindeki gençlere kızan deniyor.Biraz daha küçük olanlara ise kızancık..bu gereksiz bilgiyi bu kadar uzatmamın sebebini anlayamadım.Çünkü yazıya başlarken bunula ilgili hiçbirşey yazmayı planlamıyordum...

Şu anda beynim –neden bilmiyorum ama- çok çalışıyor.Aklımdan o kadar çok şey geçiyorki.Sabah erken kalkmam gerekiyo ama ben bunları yazmak için yataktan kalktım.Bunu da ilk defa yapıyorum.Bunu da es geçmek istemedim..

Beynimi tanımlamak için bişey buldum evet...

Şimdi beynimi bir yığın bok gibi düşünün…Zaten fiziksel olarak da benziyorlar..

Nasılki bir yığın bokun üstüne o yeşil sinekler herbir taraftan hücum ederse benim de beynime şu anda düşünceler aynen o şekil hücüm ediyor…

-Bir taraftan da unutacağım yada aradan bikaçı kaçacak diye korkuyorum-

Sinek 1 : “Kafka’nın aforizmaları anladım” diyen kişinin ellerinden öpeceğim. Evet bunda karar kaldım.O nasıl bir ruh halidir de o cümleler çıkar bunu bile anlayamışken ben,ne anlattığını anlayanın elllerinden öpeceğim...

Sinek 2 :  Sanırım bu sene mezun olacam ama mezun olmak istemiyorum.Yani öğrenciliğin verdiği rahatlığı iş hayatının vereceği disiplinle karşılaştırmak bile beni şu an korkutuyor…Yani daha hazır değilim.iş hayatıyla yaşayacağım ilişkiye başlamadan önce ona aynen şöyle diyeceğim:

”ya özür dilerim ama ben hazır değilim.gerçekten sen benden daha iyilerine layıksın.biliyorum seni üzeceğim ama daha yeni bi ilişkiden çıktım ve kendimi yeni bir ilişkiye bırakmaya hazır değilim.inan ki sorun sende değil..Sorun bende.Senin ilerdeki başarıların ve insanların kafasını patlatmaktaki gayretlerin benim de sevincim olacak inan buna”

- artık bu yalan ve sahte sözlerime ne kadar inanırsa -

ne demiş şair:Bu maskeli balo ve onun sahte yüzleri...

Sinek 3 : “6. his” i hala izlemedim....

Sinek 4 :  Bügun şunu öğrendim diyebilirim.Sanırım ve büyük ihtimal ben gerçekten umursamazım.Ama çoğu zaman değil.Ama umursamaz olmayacağımı düşündüğüm bi olayda umursamazlık yaptım.Buna gerçekten çok şaşırdım.Belkide ben öyle olacağını düşündüm.Yani inanılmaz derecede umursayacağımı.Ama umursamadım.yada ben şimdilik öyle zannediyorum…İnşallah bu umursamazlığım –bu konuda- canımı ilerde sıkmaz...

Sinek 5 :  Üniversite hayatımın şu zamanına kadar gerçekten hayatımda çok şeyler değişti.Geliştiğimi hissediyorum.

Mesela bazı insanlarla artık konuşamıyorum ve bundan çok memnunum. Herkesle konuşmak gerekmiyor bunu biliyorum ve bu sebepten o kişilerle konuşamadığım zamanlar geldiğinde,kendimi o anda o ortamdan soyutladığımda,fiziksel olarak orda olup ruhsal olarak orda olmadığımda o kadar mutlu oluyorumki bunu anlatamam gecenin bu saatinde...

Sinek 6 :  Ben gerçekten küçük şeylerle mutlu olabilen ve maalesef de küçük şeylerden canını  çok sıkan biriyim.Ama bu mutluluk da , sıkıntı da uzun sürmüyor…buna sevinsem mi üzülsem mi onu bilmiyorum.

Sinek 7 :  Candan Erçetin’in “Gamsız hayat” şarkısının sözleri şu sıralar bulunduğum ruh halini tek kelimeyle mükemmel anlatıyo.

Sinek 8 : Haa üniversite hayatımda memnun olmadığım şeyler de başıma geldi doğal olarak.

Tasvip etmediğim hareketleri yaptığım zamanlarda oldu..

Hatta bügun gibi hatırlarım.Yaptığım birşeyden sonra kendi kendime : “lan sen ne adi adamsın” demişliğim bile oldu..

Sinek 9 : Ben gerçekten duygusal bi insanım.Bu özelliğimden bazen nefret ediyorum...Ama çoğu zaman bundan memnunum.

Sinek 10 : Msn de bile etik denen bişey kalmadı.Mesela orda durumlar var.bu basit bişi belki ama dedim ya ufak şeyler...neden away yazan bi insan veya away yazan her insan msn başında olur.Bari burda samimiyetten uzaklaşmasak.Ama yok olmaz.Cool insanlar hiçbi zaman “online” olmaz.onlar genelde busy,away,-bi de komik olan iki tanesi “hemen dönecek” olanlar hiç bi zaman dönmezler…yada gece saat 1-2 civarı öğle yemeğinde olurlar.bu gerçekten komik işte ...haaa az daha unutuyordum.neden uyuyan ınsan “ZzzzzzzzzzzzzzZ” yazarda msn i kapatmaz.konuşacaksan neden uyuyosun hayır konusmayacaksan neden kapatmıyorsun.      Bu kadar mı yalnızsın ??????

Sinek 11 :  Çeşitlilik her zaman iyidir...ama her zaman…

Sinek 12 :  Dostlarım olmasa herhalde yaşamak eziyet olurdu...

En Yeşil Sinek: ....”hani insanlar bazen bazı özellikleri ile diğer insanlardan çok daha üstün yada erdemli olduklarını düşünür ya..işte ben de bu özellik samimiyet...

Etraf  bok üstünde dolanan sineklerden geçilmez olmadan burda bitireyim...

Şu anda da beynimi cami gibi düşündüm. Cuma namazı sonrası insanların teker teker  terkedip boş bıraktığı bi cami gibi...                                  

                                                                                

 

                                                                                                                                               22 ocak 2007

Yorum (1) Yorum yaz! | Etiketler : sinek, kızan, bok, kafka, cami, msn, busy, away, bekar

tuvalet musluğu..

Bugün arkadaşlarla beraberdik ve ben tuvalete- lavabo demıycem çünkü işimızı oraya yapmıyoruz orda eller falan yıkanıyo- gırdım.

Aklıma gelen şey ise şu oldu.

Ben küçükken daha çok küçükken,kocaman hayallerim vardı.

Evimz de boş durmazdı.

Onun da alaturka tuvaletı vardı.

Hem de musluğunde hortumu olanlardan..

O hortumdan su akarken ama fazla bi şekilde,suyu az akacak şekilde bi an kısarsanız hortumun içinde kabarcıklar olusurdu..yukarıya doğru çıkmaya çalısan kabarcıklar.ben ıse o kabarcıklardan bırını genelde ortalarda olan ve bıraz buyuk olanı gözüme kestirirdim..

işte tam o anda hisleriniz ve el hareketleriniz o kadar çok önem kazanırdıki musluğu tekrar açardınız ama hafif hareketlerle..hızlı yaparsanız o da diğer yüz bin milyon kabarcık gibi deliğe doğru yol alırdı..

önemlı olan onu orda musluğu bııp bı kapayarak ortada dengede tutmaktı..

işim bittiğinde ise en son hızla ve son sefer musluğu açıp onu da arkadaşlarının yanına yollardım.

Ama arkasından el sallamayı ihmal etmezdım.

Çünkü yaşanmıs bişeyler vardı aramızda..

En azından hatıralar adına…

Hayat da böyle değil mi?

İlişkilerimiz de..

Hersey işimız bitene kadar..(bu cümlenın başına maalesef koymayacağım)

Ayı,dayı misali..

Kullanılmış peçete misali..

bu mudur?? bu değildir !!

Yorum (2) Yorum yaz! | Etiketler : musluk, tuvalet, arkadaş, kabarcık, su,